Yardım Kuruluşlarının Amaca Hizmet Etmesi

Amaca Hizmet; Günümüzde yardım kuruluşlarının sayısı geçmişe göre artış göstermiştir. Bu artış yanında yardım kuruluşlarının kurumsallaşma ihtiyacını doğurmuştur. Türk Kızılayı başta olmak üzere çeşitli dernek ve vakıflar şeklinde yapılanan kuruluşlar, nüfus artışına doğru orantılı olarak işlem kapasiteleri de genişlemiştir.

Ülkemizdeki sosyal olanakları zayıf, ekonomik güçsüzlük içerisindeki ihtiyaç sahiplerinin yanı sıra son yıllarda Suriye’deki iç savaştan kaçıp ülkemize sığınan yaklaşık 3 milyon sığınmacıyla birlikte yardım kuruluşlarının sorumluluk alanına giren faaliyetler artış göstermiştir.

Dernek, vakıf ile Belediyeler tarafından yürütülen sosyal yardım faaliyetlerinin finansmanı, büyük oranda bağışçı tüzel kişi ve şahıslardan karşılarken küçük bir bölümünü devlet bütçesi, iktisadi işletme gelirleri ile gayrimenkul gelirlerinden karşılamaktadır. Bu kaynaklar arasında küresel kuruluşların fon aktarımlarını da göz ardı etmemek lazım. Ancak genele bakıldığında kaynakların tamamı dolaylı yollardan kamu, yani bizler tarafından finanse edilmektedir.

Yalnızca sosyal yardım amaçlı kuruluşları ele aldığımızda, bunların yardım kaynaklarını yerinde, amacına uygun kullanmaları amacıyla mevzuatlar ve denetimler çok yeterli görülmemektedir. Bazı derneklerin faaliyet raporları ile gelir-gider tablolarını inceleyerek bir genelleme yaptığımızda;

Yardım kuruluşlarının büyük kısmı kaynaklarının yarısından biraz fazlasını işletme giderlerinde kullandıkları sonucunu görebiliriz. İşletme giderlerinin büyük kısmını ise personel giderleri ve hizmet binası giderleri oluşturmaktadır.

Gelirlerin Çoğu İşletme Giderlerinde Kullanılıyor

Yine rakamsal olarak örnekleme yaptığımız derneklerden genelleme yaparsak; Yıllık 300.ooo TL. bütçesi olan bir yardım kuruluşunun kaynaklarının 160.000 TL.’sını personel, hizmet binası, ulaşım, temsil ve ağırlama ile diğer giderlerde kullandığı 90.000 TL.’sını faaliyet konusu olan sosyal yardımlara aktardığı, 50.000 TL.’nı ise bir sonraki yıla devrettiği görülmektedir.

Bu örneklemeye göre kuruluş bütçesinin yalnızca %30’unu amacı doğrultusunda kullanmış olduğu sonucu çıkmaktadır.

Yardım Kuruluşları Tam Anlamıyla Amaca Hizmet Edemiyor

Burada mevzuat kaynaklı büyük bir eksiklik olarak; İlgili kuruluşun bütçesinden işletme, personel ve hizmet binası gibi gider kalemlerine harcanabilecek tutar konusunda bir sınırlama bulunmamasıdır. Bu tamamen o kuruluşun yöneticilerin vicdanı ile doğru orantılı olarak uygulama yapılmasına neden olmaktadır.

Özellikle büyük yardım kuruluşlarının siyasi sıçrama noktaları olarak görülmesi, bu kuruluşlarda ki temsi-ağırlama giderlerinin de bütçelerinden hatırı sayılır bir miktarda pay almasına neden olmaktadır. Bu kuruluşların faaliyet denetimlerinde, yapılan giderin miktarı yerine mevzuata uygunluğu değerlendirildiğinden suistimale açık hale dönüşmesi kaçınılmaz sonuçlar doğurmaktadır.

Aynı konuda sayısal olarak istatistiklere yer verdiğimiz “Yardım Kuruluşları Üzerine Bir Analiz” başlıklı yazımızı incelemenizi tavsiye ederiz.

Koray BÜLBÜL / bilimlik.com

 

Bu konuda sizin de görüşünüzü/sorunuzu merak ediyoruz?