Çocuk Hakları Günü ve Çocuk Gelinler

Her Yılın 20 Kasım günü Evrensel Çocuk Hakları günü olarak belirlenmiştir. 

Bu günün Çocuk Hakları Günü olarak belirlenmesinin nedeni; Birleşmiş Milletler tarafından 20 Kasım 1989 tarihinde yayımlanan ve 193 ülke tarafından kabul görüp imzalanan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’dir.

08.11.2016 tarihli bir yazımda Çocuk Hakları Kavramına ve içeriğinde Çocuk Gelin sorununa kısaca değinerek, bu sorunun önlenebilmesi için başta TCK (Türk Ceza Kanunu) olmak üzere ilgili diğer kanunlarda ciddi yaptırımlar uygulanacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtmiştim.

Ülke gündemine girmesi nedeniyle hepimizin bildiği üzere bu hafta Meclise sunulan bir tasarıda özetle, rıza kapsamında oluşan çocuk istismarına karşılık uygulanan cezaların ertelenmesi yönünde bir teklif bulunmaktadır. Tasarı teklifini sunan Milletvekilleri tarafından yapılan açıklamada; Çocuk yaşta evlenmiş, çocukları olmuş ancak eşi ve ailesinin bu istismar kanunu kapsamında ceza evinde olduğundan oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amaçlandığı belirtilmiştir.

Bu teklifi sunan vekillerin art niyetli davrandıklarını söylemek uygun olmamakla birlikte; Maksat mevcutta ki mağduriyeti gidermek olarak değerlendirilmekte olsa da, bu Kanunda yapılacak esneme ile ileride yeni vakaların oluşmasına alt yapı oluşturacağı unsuru düşünülmemiştir.

Bilindiği gibi özellikle doğu bölgemizin kırsallarında ciddi bir sorun ihtiva etmekte olan Çocuk Gelinler vakasının çözümü halen sağlanamamıştır. Bu soruna çözüm sağlanamamışken üzerine sırf mevcutların mağduriyetlerini gidermek için uygulanacak ceza esnetmesi, ileride bu vakalar ile daha sık karşılaşmamızın önünü açacaktır. Herhangi bir kanunda iyi niyetli olarak yapılan esnetmeler ülkemizde maalesef istismara yol açmakta, insanlarımız esneyen o kanunu takmaz bir tavır sergilemeye başlamasıyla sonuçlanmaktadır.

Kanun ve kurallarda yapılan esnetmeler insanlarda “Bak esnettiler, Demek ki Haklıyım, ileride yine esner” şeklinde bir psikoloji oluşturmaktadır.

Çocukların Rıza Gösterme Yetileri Kısıtlı

Kanunda tasarısı teklifinde bahsi geçen “rızası ile” unsuru bir çocuk için kullanılmaması gereken bir temadır. Çocuklar ebeveynlerinin sorumluluğu altında olup, kararlarını yine bu ebeveynlerine onaylatmaları gerekir. Rıza gösterme, karar verme, tercih kullanma gibi olgular bakımından çocukların kısıtlı yetiye sahip oldukları gerçeği unutulmamalıdır. Öte yandan; Özellikle doğu illerinde ki kız çocuklarımızın herhangi bir karar verme, rıza gösterme gibi tercih hakları bulunmamakta olup, aile meclisi denen kişilerce alınan karar neyse ona uymakla yükümlüdür.

Kız çocuklarına az gelişmiş kırsallarda genellikle görüşü sorulmamakta, rızası alınmamaktadır. Aile meclisi karar alır, kız çocuğuna “evleneceksin!” denir, çocuk bunu red ederse ırmak kenarında erkek kardeşi, ağabeyi bunlar da yoksa kuzenleri tarafından infaz edilir. Kulağa korkunç gibi geliyor ancak bunlar az gelişmiş bazı kırsal bölgelerin acı gerçekleridir. “Kız çocuğunun rızası vardı.” gerekçesine bir de şöyle bakmak gerekir; Yine aynı kırsalda kız çocuğu; “Benim şu çocukta gönlüm var.” diyerek rıza göstermesinin sonucu yine az önce belirttiğimiz ırmak kenarında infazla sonuçlanmaktadır. Peki bu kanun tasarısın da bahsedilen “Rıza” nedir?

Çocuk Hakları Korunmalı, Yeni Mağduriyetler Oluşturulmamalı

Bu durum da kız çocuğunun evlendirilmesinde “rızası vardı” kavramı abestle iştigalden başka bir husus değildir. Bir de bu çocukların ailelerine, sırf mevcut mağduriyeti gidermek adına Kanunlar ile küçük yaşta evlendirilmelerinde sakınca görülmediği tebliğ edilir ise, işte o zaman Çocuk Gelin vakalarının önüne geçilmesi imkansız bir hal alacaktır.

Ben prensip gereği bu sitede siyasal polemik içerikli paylaşımlara yer vermiyorum. Bu durumu da “Hakkında” bölümünde izah ettim. Ancak bu duruma kimsenin siyasi bir polemik olarak bakmaması gerekmektedir. Bakılması da yanlıştır. Buna Ak Parti’nin, CHP yada MHP Milletvekillerince sunulmuş bir teklif olarak bakılmamalıdır. Zaten şunu belirtiyoruz; “Mevcut mağduriyetlerin giderilmesi için iyi niyetli olarak ancak sonrası düşünülmeden, değerlendirilmeden sunulmuş bir teklif.”

Diğer taraftan bakıldığında burada söz konusu olan çocuklar yalnızca 16-17 yaşında ki çocuklar değildir. Hali hazırda bu yaşlarda evlenecek çocuklar için aile rızası olduktan sonra kanunen bir engel bulunmamaktadır. Buradaki sorun 16-17 yaş ile birlikte yaygın olarak bilinen 12-15 yaş arası çocuklardır.

Kullanıcı Yorumu

Bu konuda Bilimlik isimli facebook sayfamızda yaptığımız paylaşıma bir kullanıcı tarafından;

Bu resim dogu illerinde hep oluyodu yenimi uyandiniz hicbir zaman bu kadar tantana cikarmadiniz.bende kiz cocuklarinin erken evlenmesine kesinlikle karsiyim ama sizleri asla samimi bulmuyorum sizler cirkin bir negatif algi operasyonuna kalkistiniz ama bosuna debeleniyosunuz.amaciniz apacik ortada yutmayiz…!” şeklinde yorum yapılmıştır. Yaptığımız paylaşım “Çocuk Gelinler Sorunu” temalı olmasına rağmen, çocuklarımızın konu alındığı bir tasarı için bu yorum üzücüdür, yanlıştır. Diğer taraftan sunulan tasarıyı ortalığı bulandırmak, sulandırmak maksatlı başka yerlere çekmekte abestir. Milletimizde genel olarak; “Onların görüşü yanlıştır, bizim görüşümüz doğrudur.” mantığı bulunmaktadır. Bu görüş modelinde, konunun içeriği doğruluğu, yanlışı, eksisi ve artısının hiçbir önemi bulunmamaktadır.

Çocuklarımızın geleceği hiçbir zaman siyasi polemiklere konu edilmemeli, çocuklarımızı ilgilendiren her türlü teklif, kimin sunduğuna bakılmaksızın tarafsız olarak (taraf yalnızca çocuklardan yana olunmalıdır.) değerlendirilmeli, çok taraflı uzlaşı içerisinde, ortak akıl ile karar verilmeli; “Biz teklif ettik, doğrudur, uygularız!” mantığından tamamen uzak tutulmalıdır.

Bu gibi tehlikeli kanun düzenlemelerinin tartışılmadığı nice 20 Kasım’lara.

—————————————————

22 Kasım 2016 Tarihli Güncelleme:

Çocuk istismarına ilişkin tasarı teklifi kapsamında kamuoyunda oluşan farkındalık ve tepki sonucu; Cumhurbaşkanımız tarafından tepki ve öneriler ılımlı ve akılcı bir şekilde dikkate alınarak müdahil olmasıyla birlikte, söz konusu öneri komisyona geri çekşimiştir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada; “Görevi, sorunlara çözüm üretmek olan siyaset kurumunun, bu önemli toplumsal sıkıntının çözümüne yönelik arayış içinde olmasından daha tabii bir durum yoktur. Ancak, söz konusu kanun tasarısının görüşmeleri esnasında başlayan tartışmanın, kamuoyunda çok farklı tepkilere, eleştirilere, önerilere neden olmasının; Konunun yeniden ele alınmasını gerektirdiği açıktır. Hükümetin toplumun değişik kesimlerinden gelen eleştiri ve önerileri dikkate alarak, geniş bir mutabakat içerisinde bu sorunu çözmesinde büyük fayda görüyorum.” demiştir.

Çocuk Gelin sorununun daha kötü bir hal almaması bakımından Cumhurbaşkanımızın konuya olumlu yaklaşımı taktir toplamıştır.

Koray BÜLBÜL / bilimlik.com

Bu konuda sizin de görüşünüzü/sorunuzu merak ediyoruz?